• Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
  • Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak
Çorlu Güncel

Türkiye Yüzyılının Kapıları Sonuna Kadar Açılacak

  • 02 Aralık 2022
  • 310 Kez Okundu

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş Çorlu’da basın mensuplarıyla buluştu. Kurtulmuş’un gündeminde hem seçimler hem de ekonomi vardı.

AK Parti teşkilatlarının Türkiye’nin her yerinde çalışma yürüttüğünü kaydeden AK Parti Başkanvekili Numan Kurtulmuş, milletimin seçimlerde Türkiye Yüzyılının kapılarını sonuna kadar açacaktır” dedi. Ekonomiye de değinen Numan Kurtulmuş, tekelleşmeye fırsat verilmeyeceğini belirterek, fabrikaların harıl harıl çalışması ekonomi açısından son derece önemlidir” ifadelerini kullandı. Altılı masayı sert sözlerle eleştiren AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş terörle ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. 
AK PARTİ TEŞKİLATLARI TÜRKİYE’NİN HER NOKTASINDA ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR 
İlk olarak 2023 seçimleriyle ilgili konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Teşkilatlarımızın çalışmaları, milletvekillerimizin gayretleri bakanlarımızın icraatları bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızın faaliyetleri yerel yönetimlerimizin faaliyetleri ile önemli bir döneme girmiş bulunuyoruz. Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz özellikle birkaç aylık süre içerisinde bütün bu gayretli çalışmaların neticesi olarak AK Parti ciddi bir yükselişe geçmiştir. İnşallah 2023 seçimlerinde sayın Cumhurbaşkanımızı yeniden Cumhurbaşkanı seçerek AK Parti’yi de parlamentoda çok güçlü bir temsil yetkisini vererek milletimiz Türkiye Yüzyıl’ının kapılarını sonuna kadar açacaktır. Bu gayret bu motivasyon ile çalışıyoruz, biz Tekirdağ’dayız ama onlarca ilimizde partimizin yöneticileri milletvekillerimiz bakanlarımız bugün çok yoğun bir programın içerisinde her ilde çok yoğun toplantılarımız ve programlarımız var biz siyaseti, hiçbir zaman kapalı kapılar arkasında fanuslar içerisinde siyaset yapmayı kendimize şiar olarak edinmedik, bizim en zor zamanlarda bile halkın içerisinde halkla birlikte onların taleplerini ve beklentilerini alarak siyaset sahnesine taşıyarak organik bir siyasetin gerçekleştirmeye gayret ettik, öyle olduğu içindir ki yıllar boyunca milletimizin iradesi bu anlamda partimizden ve sayın cumhurbaşkanımızdan yana olmuştur” dedi. 
TEKİRDAĞ’DA FABRİKALARIN HARIL HARIL ÇALIŞIYOR OLMASI EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR
Korona virüs döneminde Türkiye’nin ekonomik olarak büyüdüğüne dikkat çeken Numan Kurtulmuş, “Korona virüs döneminde ekonomik göstergeleri ele aldığımızda Türkiye Dünyanın birçok ülkesinden pozitif ayrışan bir tablo ortaya koymaktadır, en son 3’üncü çeyrekteki 3.9’luk büyümeyle birlikte Türkiye 9 çeyrektir art arda büyüyen ender ülkelerden biridir. Hem OİCD içerisinde hem de G20 ülkeleri arasında parmakla gösterilen bir ülke konumundadır. Ayrıca ihracatımızın artması, bir sanayi bölgesindeyiz Çorlu’da Çerkezköy’de, Tekirdağ’da harıl harıl fabrikaların çalışıyor olması istihdamın yeniden kovid öncesi döneme dönmüş olması işsizliğin tek haneli rakamlara gerilemiş olması Türkiye’nin cari açığını kapatacak ihracat hamlelerinin art arda geliyor olması Türkiye ekonomisi açısından önemlidir. İnşallah önümüzdeki dönemde en başından itibaren üzerinde dikkatle durduğumuz şartlar ne olursa olsun tezgâhı dağıttırmamak fikriyatına bağlı kalacağımızı ve Türkiye’nin üretim gücünü artırarak ihracatını artırarak Türkiye’nin cari açığını artıracak bir strateji izleyeceğimizi tekrar ifade etmek isterim. Yani pandeminin en başında bazı ülkeler firene basarak kendisini korumaya çalışırken Türkiye gaza basarak büyüme güçlenme ve böylece Dünya ülkeleri arasında üstün rekabet gücü elde etmeyi kendisine hedef olarak almıştır. Enflasyondaki düşme eğilimi yılbaşından sonra da artarak devam edecek. Daha hızlı olarak devam edecek. Türkiye ekonomisinin bir numaralı sorunu olan enflasyon meselesinin aşağı doğru düşüşle birlikte olumlu bir tabloya geçeceğini biliyoruz. Rusya Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa büyük bir enerji krizi geçirirken Türkiye vakti zamanında alınan tedbirler sayesinde enerji tedariki bakımından hiçbir sorunun içine düşmemiştir. Bugün Türkiye enerji problemi olmayan bir ülkedir, kış aylarını bir sıkıntı olmadan geçirecektir” dedi. 
TEKELLEŞMEYE FIRSAT VERİLMEYECEK
“Çarşıya pazara markete gidildiği zaman vatandaşlarımızın büyük bir hayat pahalılığı ile karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Buradan bir kez daha uyarı yapmak zorundayız, neredeyse aynı mal bir markette 6 kuruş iken öteki markette 1 lira 2 lira arada muazzam fiyat farklılıklarının olduğu, anlaşılmaz bir şekilde malların yüksek karlılıkla satıldığını biliyoruz” ifadelerine yer veren Numan Kurtulmuş sözlerini sürdürdü: “Türkiye serbest piyasa şartları içerisinde yönetilen bir ekonomidir, ama serbest Pazar ekonomisinin vermiş olduğu hareket serbestisinden yola çıkarak hiç kimsenin piyasaları manipüle etme hakkı ve yetkisi yoktur. Böylece bazı çevrelerin piyasada serbest piyasa şartlarını suiistimal ederek Tekel oluşturması, bazı fiyatları istedikleri seviyeye çekerek vatandaşımızın bu zor ekonomik şartlar içerisinde alım güçlerini aşağıya çekecek bazı faaliyetler içerisinde olması kabul edilebilir bir şey değildir. Bu konuda evet işin denetim kısmı vardır, ilgili bakanlığımız Ticaret Bakanlığımız bu bakanlığımız fahiş fiyat peşinde olan yüksek karlarla piyasayı manipüle eden kuruluşlar hakkında gerekli düzenlemelerini yapacaktır. Bunları artırarak devam edecektir. Aynı zamanda şunu da söylemek gerekir ticaret bir takım tedbirler bir takım baskılar vesaireler ile yürütülen bir alan değildir. Bir de hele bizim gibi büyük bir milletin ticarette bildiği başkalarının bilmediği başka bir şey vardır ki oda ticaret ahlakadır. Ticaretin de bir ahlakı vardır. Yani sadece kurallardan sadece bir takım yönlendirmelerden ibaret değildir, ekonomi, bununda bir ahlakı vardır. Böyle bir zor dönemde nasılsa biz tekeliz diyerek istediği fiyatlarını koymak ticaret ahlakıyla bağdaşmaz. Milletimizin en temel hasretlerinden birisi olan en zor süreçlerde vatandaşı destekleyecek olan ticaret ahlakına bazı kurum ve kuruluşları da davet ediyoruz. Böyle şey olmaz, bununla ilgili olarak hem tekelleşmeye fırsat verilmeyecek hem de bu kişiler üzerindeki denetimler sürdürülecektir” dedi.  
MİLLİ MENFAATİMİZ BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞBİRLİĞİNDEN GEÇİYOR
Bölgede yaşanan sorunlarla ilgili de konuşan Numan Kurtulmuş, “Türkiye başkaları gibi uzaktaki bir yangını seyrediyor olamaz, hemen burnu dibindeki bu yangını söndürebilmesi için her türlü tedbiri almak durumundadır. Kararlılıkla teröre karşı mücadelemizi devam ediyoruz. Ama aynı zamanda özellikle sınır ötesinde yapılacak sınır ötesi operasyonlarla ilgili de ilgili taraftarla müzakereyi de sürdürüyoruz. Hiç kimse terör örgütlerinin Türkiye’ye zarar veremez hale getirilmesi sorgulayamaz. Bu iradeden vazgeçmesini isteyemez, Türkiye için bu hayat memat meseledir. Burada esas üzerinde durulması gereken konu, maalesef ABD başta olmak üzere bazı ülkelerle Türkiye arasında teröre bakış konusundaki hayatı farklılıklardır. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki bizim için PKK’nın PYD’nin YPG’nin birbirinden hiçbir farkı yoktur. Ama bazı ülkeler PKK’yı terör örgütü olarak kabul ederken, PYD’yi YPG’yi ve başka versiyonlarını siyasallaştırarak onları kendi senatolarına kendi parlamentolarına davet ederek, onlara ülkelerindeki bir takım siyasi faaliyetler yapmaları zemini hazırlayarak. Bunun da ötesine geçerek sanki bir devletmiş gibi muamele ederek silah istihbarat ve lojistik destekleri vererek bu örgütleri güçlendirmektedir. Bizim için ha PKK ha DAES hiçbir farkı yoktur, biz örgütlerin hiçbirisini bir başkasından ayırt etmeyiz. Bu örgütlerin tamamı insanlık düşmanıdır. Bizim menfaatimiz bu bölgedeki milletlerin, halkların birliğinden beraberliğinden geçiyor. Türkiye Suriye İran Irak bütün bu ülkelerin daha fazla işbirliği içerisinde, daha fazla dayanışma daha fazla entegrasyon içerisinde olması bizim Türkiye’miz açısından milli menfaatlerimize uygun olan yol budur” dedi. 
ALTI ARTILI MASANIN EKONOMİDE DIŞ POLİTİKADA FİKRİ NEDİR 
Altılı masayı sert sözlerle eleştiren Numan Kurtulmuş, “Bir diğer önemli olan konulardan biri de altılı masadaki gelişmelerdir, başından itibaren altılı masanın kimi aday çıkaracağı konusunda hep şunu söyledik, biz kimin aday olacağıyla ilgilenmeyiz. Bu bizi ilgilendirmez, kimi aday çıkarırlarsa çıkarırlar. Bir tane mi çıkarırlar iki tane mi çıkarırlar onu da bilmeyiz, daha fazla mı çıkarırlar bilemeyiz. Siyaset olarak bizi ilgilendiren şudur siyaset aynı zamanda fikirlerin mücadelesi demektir. Tabiki adaylar mücadele edecek. Ama hangi fikirle çıkıyorsunuz. Altı artılı masa artıyı da ucu açık olduğu için söylüyorum. Altı artılı masanın ana fikri örneğin ekonomi de dış politika da, Rusya Ukrayna Savaşı’nda, toplumsal sorunların çözülmesi vs. ana fikirlerin ne olduğuna dair bu güne kadar hiçbir şey duymadığımızı bu konularda projesi olan fikri olan bir siyasi mücadeleyi tercih edeceğimizi başından itibaren söylüyoruz. Nihayetin de sadece Tayyip Erdoğan karşıtlığı sadece AK Parti düşmanlığının bir anlam ifade etmediğini milletin oy vermesi için oy vereceği grubun hangi fikre sahip olacağını ve kendisine hangi alanlarda hangi ana fikirler etrafında hizmet edeceğini bilmesi lazım” ifadelerine yer verdi. 
ALTI ARTILI MASANIN ANAYASA DEĞİŞİKLİK TEKLİFLERİ VESAYET DÜZENİ KURUYOR  
Altılı masanın anayasa değişiklik teklifine de değişen Kurtulmuş, “Geçtiğimiz gün bir anaya teklifi gündeme geldi, aslında üzerinde konuşmaya bile gerek yok, ciddiye almaya bile gerek yok. satır satır okuyup baktık, ama sonuçta şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu anayasa değişikliği değil, bir anayasa teklifidir. Yeni bir anayasa değildir, anayasa değişikliği teklifidir. Baştan aşağı eksikliklerle doludur. Altı artılı masa tam manasıyla bir geri dönüş ifade eden geri bir anayasa teklifini gündeme getirmiştir. Geri olmakla kalmıyor aynı zamanda Türkiye’nin geride bırakmış olduğu vesayet sistemlerini de yeniden kurarak, hem de o masanın bileşenlerinin her birisinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde bir vesayet düzeni kuruyor. Teklif demokratikleşme teklifi değil, milli iradenin üzerinde başka güçlerin ortaya konulduğu bir vesayet teklifidir. Cumhurbaşkanı seçilecek, 7 yıllığına seçilecek, Cumhurbaşkanı tarafsız olacak 7 yıl sonrada bir daha hiçbir şekilde siyaset yapamayacak. Bir kere her hangi bir anayasanın yasak getirerek başlamaması lazım ama daha ilginci bunu tabi bunu metne yazamamışlar utanmışlar heralde bu cumhurbaşkanı her hangi bir konuda örneğin Rusya Ukrayna savaşında nasıl bir tutum ortaya koyacağız. Bu altı artılı masanın liderleri bir araya gelecek kendi tabirleriyle söylüyorum eşgüdüm kurulunda karar alınacak ve milletin oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanının nasıl hareket edeceği ortaya konulacak. Arkadaşlar komedi gibi bir şey” dedi. 
İMDAT ŞAHİN